İslami Konular

4 yıl önce

Hicret'ten (Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine-i Münevvere'ye göç edişlerinden) evvel Medine-i Münevvere'de (başkanlık- reislik) ve Hükümet eden said ibni Ubade hazretlerinin müsteşar-ı umuru (işlerini danıştığı yardımcısı) idi. Yaradılış yönünden uysal tabiyatlı, istikamet sahibi bir Zat-ı Al-i Kadir (Yetenek sahibi bir kimse) idi. Bu yetenekleri dolayısıyla Araplar arasında çıkan zor işleri hakemliğiyle uzlaştırırdı. Belde halkını, bir hadisenin vuküundan evel aldığı tedbirlerle ve...

4 yıl önce

Muhabbetin (Sevginin) en ileri derecesi kulluk, en alt derecesi ise alâkadır (ilgidir). İlk başta insan kalbi sevgiyle ilgi ve "alâka" duyar, zaman geçtikçe, sevgi derinleştikçe sevdiğini sayıklamaya başlar. Daha ilerde kalpten bir sevgiyle insan çılgına döner. İşte bundan sonra muhabbet (sevgi) "aşka" inkılâb eder (dönüşür), aşktan sonra ise "kulluk" (ibadet), itaatkarlık derecesine yükselir. Allah (c.c)'a itaatkarlıkla kul olan kişi; O'nu son...

4 yıl önce

Din deyimi, boyun eğme, teslim olma, zelillik, kendini her şeyden büyük görmeme, tevâzû manalarını içinde barındıran odak bir deyimdir. "Din" kelimesinin etimolojik kökünden Araplar  "dânet hüve dâne" deyimini çıkarırlar. Yani: "Onu zelil etti (küçümsedi, hor/ hakir gördü aşağıladı), boyun eğdirdi. O da zelil olup (küçüklüğünü, acizliğini kabul edip, diz çöküp) boyun eğdi" demektir. Yine "Din" kökünden: "nedinullahe ve nedinu lillahi" cümlesini...

4 yıl önce

Cebrail'in (a.s.) bir Arabi kıyafetinde bürünerek Allah'ın Rasûlüne (s.a.v), İslam, imam ve ihsan hakkında sorular sorduğu rivayet edilmiştir. Bunun gerçek olduğunu, Allah'ın Rasûlü (s.a.v) bir sahih hadislerinde şöyle anlatmaktadır: "Cebrail bana "İslamdan haber ver, nedir İslam?" diye sorduğunda, şöyle cevap verdim: "- Allah'tan başka kulluk (ibadet) yapılacak bir mabud , merci bulunmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve Rasulu olduğuna iman etmen, -...

4 yıl önce

Nuh'un (a.s.) dilinden şunları aktarıyor: "Allah'a itaatla (ibadet) kulluk edin. Sizin O'ndan başka itaatla sorumlu olduğunuz bir ilâhınız yoktur!" (A'raf: 7/59) Bütün nebi ve rasuller de zaten sadece bu maksat için gönderilmişlerdir. Hud (a.s.), Şuayb, Salih ve diğer bütün nebiler de insanlara aynı şeyi söylemişlerdir. "Allah (c.c)'tan başka hiç kimseye bir borcunuz yoktur, onun için sadece O'na itaatla (ibadet) kulluk ediniz!" Evet...

4 yıl önce

Alemlerin Rabbi olan Allaha hamdü sena ve O'nun Rasûlüne salât ve selâm olsun.   بســـم الله الرحمن الرحيم اَلْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ İbadet İtaat ve kulluk: Yüce Allah'ın sevip razı olduğu, gizli açık bütün söz ve amelleri ( fiil / iş ve davranışları), içine alan bir kavramdır. - Namaz, zekat, oruç, hac, - Doğru söz, - İyiliği emretmek (Allah (c.c)'ın sevdiği, razı olduğu...

4 yıl önce

Hevâ Ordusuna Karşı Koyması   بســـم الله الرحمن الرحيم Hevâ kuvvetine göre, dini kuvvetin üç hali vardır.   1- Birinci hal: Dinî kuvvetin hevâ ordusuna galip gelmesidir. Bu da, dinî kuvvetin hevâ ordusunu mağlup edip kuşatarak saf dışı bırakmasıdır. Buna ancak sabırla ulaşılır, bu mertebeye ancak dünya ve ahiret zaferini kazanmış olanlar ulaşmıştır. Bunlar; "Rabbimiz Allah'dır" deyip de sonra doğruluğa devam edenlerdir. Bunlar; ölürlerken kendilerine...

4 yıl önce

Yerlerine Göre Sabrın Kısımları   بســـم الله الرحمن الرحيم "Sabır", iki kısımdır. 1 - Biri bedenin sabrı, 2 - Diğeri nefsin sabrıdır. Bunlar da herbiri ihtiyarî sabır ve mecburi sabır olmak üzere iki nevidir. Buna göre, sabır dört kısımdır: 1 - Birincisi; Bedenin ihtiyarî sabrıdır. Bu kişinin kendi ihtiyarı ve iradesiyle bedenine yüklemiş olduğu ağır işlere sabrıdır. 2 - İkincisi; bedenin mecburi sabrıdır. Bu da,...

4 yıl önce

بســـم الله الرحمن الرحيم Sabrın, bu isimlerinin arasındaki fark, kulun kendi haline ve başkasıyla olan haline göredir. Bir kimse kendini ve nefsini iyi ve hoş olmayanlardan kolaylıkla menederse buna "sabır" denir. Şayet kendini güçlükle ve acıları yudumlayarak menederse buna "tasabbur: zoraki sabır" denir. Zira bu babın binası "tekellüf" (bir şeyi güçlükle elde etmek) içindir. ("Tahallüm: zoraki yumuşama", "teşeccu': zoraki kahraman", "tekerrüm:...

4 yıl önce

بســـم الله الرحمن الرحيم   İhtiyarî ve makbul olan "sabır", kötü arzu ve isteklere sabretmektir. Bu sabır, alâkalı olduğu yere göre değişik isimler alır: Haram olan ferç şehvetine karşı olursa buna "namusluluk", zıddına ise "günaha dalmak, zina" denir. Bu sabır, mide şehvetine, yemeğe acele başlamamaya, hoş olmayanları yememeye karşı olursa, buna "Tokgözlülük", zıddına ise "Açgözlülük" denir. Bu sabır, açıklanmayacak ve söylenmeyecek sözler hakkında olursa buna...

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12

Yukarı Çık