İman Babı

2 ay önce
71 kez görüntülendi

İman Babı

-Allah yaratmayı dilemediği bir

Eğer: “îmanın yeri neresidir?” diye sorulursa onun kaynağının ve yerinin kalb olduğu, fer’inin de cesette bulunduğu söylenir. Eğer: “O parmağında mıdır?” diye sorulursa, “Evet” de. Eğer: “Parmak kesilince îman nereye gider?” diye sorulursa: “Kalbe,” de.

Eğer: “Allah kullarından bir şey talep eder mi?” diye sorarsa: “Hayır onlar ancak Allah’tan isterler,” de. Allah’ın kullar üzerindeki hakkı nedir?” diye söylenirse: “O’na kulluk etmeleri, hiç bir şeyi ortak koşmamalarıdır. Bunu yaptıkları zaman onların Allah’tan bekledikleri, Allah’ın onları affetmesi ve sevaplandırmasıdır. Zîra Allah, Kur’ân’da: “Ağaç altında sana bey’at ettiklerinde Allah mü’minlerden razı oldu.”(el-Fetih,18,) âyeti gereğince Allah, mü’minlerden razı olur. Allah İblis’e gazap eder. “Dilediğinizi yapın.”(Fussilet,40,) âyeti Allah’ın tehdidini ifade eder. “Semûd’a gelince; biz onlara doğru yolu göstermiştik, fakat onlar körlüğü hidâyete tercih ettiler.”(Fussilet,17) Yani onlara hidâyeti göstermiş ve açıklamıştık, demektir. “Dileyen îman etsin, dileyen kâfir olsun.”(el-Kehf,29.) âyeti va’îd ifade eder. “Ben cinleri de insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”(ez-Zariyat,56.)) -yani benim birliğimi kabul etsinler demektir- buyurulmaktadır. Fakat bu fiillerin hepsi; hayrı, şerri, tatlısı, acısı, zararlısı ve faydalısı, hepsi Allah’ın takdiriyledir. Yüce Allah şöyle buyurur: “Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi de îman ederlerdi. Sen niçin insanları mü’min olsunlar diye zorlamak istiyorsun?”(Yunus,99), “Biz onlara melekler indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı, her şeyi bir araya getirip onların önünde toplasaydık, Allah dilemedikçe yine îmana gelmezlerdi.”(el-En’am,111.), “Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadıkça îman edemez.”(Yunus,100.), “Eğer Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı, fakat onlar ihtilafta devam edecekler. Ancak Rabbinin rahmet diledikleri müstesnadır. Allah da onları bunun için yarattı.”(Huh,118-119.), “Allah’a kulluk edin, şeytanden çekinin. Her kavimde Allah’ın hidâyet ettiği kimseler ve sapıklığa sarılanlar da vardır.”(en-Nahl,36.). “Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(el-İnsan,30.)Yâni Allah, takdiri ile dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Hz, Şuayb (a.s.) şöyle söylemişti: “Allah bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra yine o dine dönersek, Allah’a iftira etmiş oluruz. Onun için Allah’ın dilemesi dışında bizim sizin dininize dönmemize ihtimal yoktur. Rabbimizin ilmi her şeyi kaplamıştır. Biz Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz kavmimizle bizim aramızdaki davada doğrulukla hükmet. Sen her şeyin doğrusunu gösteren ve bildirenlerin en hayırısısın.”(et-Tekvir,29) Hz. Nuh şöyle dedi: “Allah sizin helak edilmenizi dilerse, benim size öğüt vermem ve hayrınızı istemem size hiçbir fayda vermez. O Rabbinizdir, dönüşünüz onadır.”(Hud,34.) Keza Yüce Allah şöyle buyurur: “O, andolsun ona (Yûsuf’a) niyet kurmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi, oda onu kasdetmiş gitmişti. Biz böylece ondan kötülüğü ve hayasızlığı giderdik. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kularımızdandı.”(Yusuf,24.) Keza Allah şöyle buyurur: “Biz Süleyman’ı denedik. Onun tahtı üzerine bir ceset attık. O da hemen Allah’a dönüp sığındı.”(Sad,34.)

 
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık